PKK’nın dini Darwinizm bitirilmeden PKK bitmez.

ADNAN OKTAR: PKK orada uyanıklık yapıyor. Önce Darwinizm’i, materyalizmi anlatıyor gençlere. Darwinizmi anlatırken, devletin kitaplarını kullanıyor, materyalizmi anlatırken devletin kitaplarını kullanıyor, o konuyu hallediyor. Ondan sonra diyor ki, “doğanın gelişmesi, dünyanın var oluşu, devletin kitaplarını açın bakın, bir patlama sonucu tesadüfen oldu” diyor. Darwinizmi anlatırken de, “açın devletin kitaplarına bakın, canlıların diyalektiğini inceleyin, canlılar da tesadüfen oldu” diyor. “Tarih de bir süreçtir, tesadüfler sonucu gelişiyor ama kendi içinde kilitlenmiş bir daire çizen bir sistem var” diyor. “İlk çağda nasıl ilkel insanlar vardı, komün hayatı vardı, hayvanları avlardılar, hep beraber yerlerdiler. Kadını hep beraber paylaşırdılar. Aile yoktu, din yoktu, ahlak yoktu, devlet yoktu” diyorlar. “Sonra feodal toplum oldu,  sonra kapitalist toplum oldu. Şimdi daire çiziyor tarih” diyorlar, “yeniden ilk komünal topluma geliyor” diyorlar. Yani yiyeceği paylaşan, kadını paylaşan, ailenin olmadığı, devletin olmadığı bir toplum modeline gidiyoruz” diyor. Bütün komünistler aynı kafada, hepsi aynı şeyi söylüyorlar. Onun için komünistler birbirlerini müthiş destekliyor, bilmeyen insanlar da buna şaşırıyorlar. Yani bu entel denilenlerin birçoğu komünist. Ve komünist olanların büyük bir bölümü de bu kafadalar, bu mantıktalar. Yani ne devleti kabul ediyorlar, ne aile, ne din, ne ahlak, hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. Bunların insanlar tarafından ortaya çıkarılmış kurumlar olduğuna inanıyorlar ve şu an komünal topluma doğru gittiğimize inanıyorlar. Güneydoğu’da da müthiş bir komünist hareket olduğuna inanıyorlar. Komünist harekette de zaten çatışmayla, devlete boyun eğdirme politikasıyla netice alınır komünist düşüncede, küçük bir toplulukla terör estirilir, anarşi meydana getirilir, halk bezdirilir anarşiden ve diz çöktürülür devlete, bütün dediklerini kabul ettirilir. Şu an PKK’nın yapmak istediği, kendince bu. Ve böyle bir propaganda da yapıyor. Orada burada konuştukları mantık da bu. Yani Türk Devletini etkilediklerini, galip geldiklerini ve netice almak üzere olduklarını vurgulamaya çalışıyorlar. Ama diyorlar, “aman, halkı da fazla tedirgin etmeyin. Onların da gururu var. Gururlarını fazla rencide etmeyin, sakince galibiyetimizi onlara kabul ettirelim, ondan sonra ve ortalık da yatışsın. Yoksa devam ederiz falan” diyorlar. Şimdi bu mantık da olan adamlara kızmayla netice alınmaz. Bilimsel netice alınır. İlk yapılacak şey, bunların ana dinini ortadan kaldırmak; Darwinizmi ortadan kaldırmak. Bunların dini Mecusilik şu bu falan değil. Bunların dini, Darwinizmdir, materyalizmdir. Devlet Darwinist, materyalist eğitimi durdurmalı. Ve anti-Darwinist, anti-materyalist yoğun eğitim yoğun olarak devam etmeli, Kuran mucizeleri, iman hakikatleri anlatılmalı, bunun anlatımıyla zaten kafada sağlam bir iman oluşmuş oluyor. Darwinizm, materyalizm yok. Bilimsel zeminde sağlam bir iman, sağlam bir inanç oluyor, onun üstüne Kuran’ın mucizeleri akılcı bir anlatımla, sağlam olarak onun üzerine konuluyor, sağlam bir iman oturtuluyor, artık yıkılmaz bir kale meydana gelmiş olur. Ama öbür türlü Allah’a inanıyorsun ama bağnaz ve yobazsın. Seni on dakikada adam devirir.

DİDEM ÜRER: Hocam, bir kardeşimizin de size notu var; “Size, Hocamızı çok seven, Elazığ’daki kuzenimin kızı Sedagül’ün fotoğrafını gönderiyorum. Seda 9. sınıfa gidiyor. Tarih öğretmeni, ‘insanların çamurdan evrimleştiğini, bunun da Kuran’da var olduğunu’ iddia etmiş. 35 kişilik sınıfta kimse hocaya ‘evrim yok’ diyememiş. Seda da, ‘Adnan Hocamız evrimin olmadığını ispatladı. Ara fosil yoktur’ demiş. Hocamızın kitaplarından anlatmış. Hocası şaşırıp kalmış. Seda, ‘Hocamızın eserleri ve A9 olmasaydı nasıl cevap verebilirdim?’ diyor, sevgilerini iletiyor size.”

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. İşte bakın Darwinist, materyalist eğitimin nasıl yoğun Türkiye’de devam ettiğini görmesi açısından çok açık bir delildir. Şimdi oradaki gençler, Darwinist, materyalist eğitilmiş olsaydılar, PKK’lılar gelse dese ki, “size gelin komünizmi anlatalım, diyalektik felsefeyi anlatalım” çocuk ne ile karşı çıksın? Zaten devletin okulda okuduğuyla aynısı değil mi? Diyalektik felsefe aynısı işte. “Kainat tesadüfen meydana geldi” demiyor mu, devletin kitabında? Diyor. Adam da aynısını diyor. PKK ne diyor? “Canlılar tesadüfen oldu.” Devletin kitapları da aynısını söylüyor. PKK üstüne sadece “tarihin bir süreç içerisinde evrildiğini ve bir tur attığını” söylüyor.  Komünal topluma doğru gittiğimizi” anlatıyor. Zaten çocuklar sorduğunda, “ilk devirler nasıldı?” dediğinde çocuklar, “komün hayatı vardı” diyor, küçük çocuklar. Tabii “komün” demiyorlar da bu kelimeye, “ortak hayat vardı” diyorlar, yani “hayvanı avlıyorlardı, hep beraber yiyorlardı” diyor.  Din yok, bak din yok. Aile yok, namus yok, ahlak yok. Bak ahlak yok, devlet yok. Bu öğretiliyor. “Bu topluma şu an yeniden dönüyoruz” diyor. PKK’nın anlattığı da bu. “Önce” diyorlar, “biz Güneydoğu’da bir komünist devlet kuracağız. Önce federasyon şeklinde kuracağız, sonra bağımsız bir Komünist Kürdistan kuracağız, sonra İstanbul’u, Ankara’yı falan her yeri biz yöneteceğiz” diyor. “Önce ortak yöneteceğiz” diyor, “sonra size yönetmeyi öğreteceğiz” diyor, “sonra da tabiri caizse biz yöneteceğiz” diyor. Açıkça bunu anlatıyorlar. Komünizme karşı mücadelede en hayati nokta, Darwinizmin yıkılmasıdır. Onun için komünist arkadaşlar, Darwinizmin geçersizliğini anlatan sergilere fiilen saldırıyorlar. Yani direkt saldırıyor artık. Fosilleri kırıyor, camları kırıyor. Çünkü Darwinizm yıkıldığında, materyalist, komünist düşüncede yıkılıyor. Yani temelden yıktığımızı bildiği için, o temeli yıktırmamak için uğraşıyor. Binanın temelini yıkmaya hemşerim diyor özetle, bunu anlatmak istiyor.  Biz de binayı temelinden yıkmaya devam ediyoruz. Çünkü dur demeyle olmaz.

http://harunyahya.org/tr/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/161028/PKK’nin-dini-Darwinizm-bitirilmeden-PKK-bitmez

About the author