Sayın Adnan Oktar’ın 18 Ağustos 2013 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 18 Ağustos 2013

 

(Sayın Hüseyin Çelik İslam Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri Eklemettin İhsanoğlu’nu Twitter’dan şöyle eleştirdi: “Bu teşkilat böyle günlerde sesini yükseltmeyecek de ne zaman yükseltecek? Danimarka’nın, Hollanda’nın sesi teşkilattan daha gür çıkıyorsa bu ne iştir?” dedi.)

Mehdi (as)’ın dışında İslam Birliği diye bir şey olmaz. Sorduğunda, “Yaptık” diyorlar adamlar işte toplanıyorlar. Bak, gıkları çıkmıyor. Çünkü başlarında Mehdi (as) yok. Demek ki bir araya gelmeyle olmuyormuş, bir araya gelme kurtarmıyor. İllaki başta Mehdi (as) olacak. Başta Mehdi (as) olacak da böyle kararlar çıkacak, mümkün değil. Müslümanları yüz odaya ayırmışlar, her odada teker teker ayrı ayrı boğuyorlar sıradan. O ona yardım edemiyor duvarlardan dolayı, o ona yardım edemiyor. Hepsine sınırlar çekmişler, aralarındaki bağları koparmışlar, birbirleriyle bağlantıları da yok. İşte Mehdi (as) o duvarları yıkan insan, o yüz duvarın yüzünü birden yıkıyor. Tek oda haline geliyor Müslümanlar. Tek birlik haline geliyor. O zaman kimse ne yanlarına yaklaşabilir, ne de onları ezmeye kalkabilir.

Ama şeytan birçok alime, birçok hocaya ne Mehdi (as)’dan bahsettiriyor, ne İttihad-ı İslam’dan bahsettiriyor. Kendi keyiflerini muhafaza üstünde duruyorlar.

 

(Öcalan BDP Hükümeti aracılığıyla şöyle bir talepte bulundu: “Devlet heyetiyle yaptığımız toplantı ve görüşmeler sürmektedir. Bizim açımızdan süreç bu yönüyle devam ediyor. Bu aşamaya kadar benim konumuma araçsal bir değer biçilmesini anlayabiliyorum ancak bundan sonra benim konumum araçsal olmaktan çıkıp stratejik bir konuma çevrilmesi gerekmektedir” dedi.)

Bir şekilde suç işlemiş, kaderinde var. Ağır suç işlemiş, çok fazla insanın şehit olmasına sebep oldu. Birçok aile, birçok ocak çok rahatsız oldu, mutazarrır ettiler insanları. Devletin malı mülkü yıkıldı, yani fitne çıkarttı, kargaşa çıkarttı.

Öcalan’ın yapacağı şey şu an sadece Allah’a iltica etmek ve bol bol tövbe etmek, Kuran okumak. Kuran ayetleri okusun, ezberlesin, Kuranı ezberlesin, namazlarını kılsın. Yani onun dışında bu yöntemlerden bir şey çıkmaz.

Samimi olarak söylüyorum, Güneydoğu’da biz komünist Kürt Devleti kurdurmayız, yani komünist bir hükümet kurdurmayız. Böyle bir şey olmaz. Aklını başına alsın, olacak işleri söylesin, olmayacak işle uğraşmaya gerek yok. Ben canlarımı, Kürt kardeşlerimi komünistlerin eline vereceğim de siz de göğsünüzü gere gere onları komünist yönetimle idare edeceksiniz? Öyle bir şey olmaz.

Diyorlar ki, “Anarşi çıkartırız, terör çıkartırız.” En fazla can alırsın. Kaç can alırsın; 76-77 milyon. Tamam, yapabiliyorsan yap! O zaman bütün Türkiye senin olsun. Bütün millet şehit olmadan böyle bir şey olmaz. “Biz deliyiz” diyorlarsa biz on misli Allah’ın delisiyiz, yüz bin misli Allah’ın delisiyiz. Öyle bir şeye müsaade etmeyiz.

 

(“Mehdi (as)’ı nasıl bulacağız?” şeklindeki soruya cevaben)

Eşgali belli, alametleri belli değil mi? Bediüzzaman diyor, “İmanın nuruyla bilinir” diyor. “Karanlık kalple bakan göremez” diyor. “Kalbini açmayan göremez” diyor. “Derinleşmeyen göremez” diyor. “İmanın nuruyla bakan görür” diyor. “Rüyaya yatmaya gerek yok” diyor Bediüzzaman. Rüyayla falan olmaz.

 

Bilmiş hocalar Müslümanların canının yanmasına, acı çekmesine sebep oluyorlar. Onları demagojiyle, büyüyle nötr hale getiriyorlar. Beyinlerini uyuşturuyorlar Müslümanların. Ana çözümü bir türlü söylemiyor. Sen Allah’tan daha mı iyi biliyorsun? Resulullah (sav)’den daha mı iyi biliyorsun? Resulullah (sav): "Mehdi (as) ile olur." diyor. "Yok, ona gerek yok. Ben biliyorum." diyor. "Ben yaparım." diyor. Öbürü diyor ki: "Ben yaparım." Öbürü diyor ki: "İslam Birliği Teşkilatı var, o yapar." diyor. Hepsi birbirini boğuyor ondan sonra. Ondan sonra da kafirun ve kafirat, müşriklerin de, cahil, bilgisiz Müslümanların da üstüne çöküyorlar. Gariban, zavallı Müslümanların da üstüne çöküyorlar ve akılalmaz bir kan seli, dünyayı kaplamış vaziyette. Adeta 3. Dünya Harbi çıktı. Her yerde kan akıyor.

 

(Başbakanın PKK'nın verdiği sözü yerine getirmediğini ve örgütün %80'inin hala ortalarda dolaştığını açıklaması hakkında)

Kardeşim, dedim ben, "Gitmezler" dedim. "Hasta olanlar gider." dedim. Aylar önce söyledim. "Gitmezler. Bak, hasta olanlar gider dedim. Dinlenmeye ihtiyacı olan stratejik açıdan gider. Ve bir de yer açmak için bir kısmına, eskiler gider, yaşlananlar vardır onlar gider. Gençleri dağa çekecekler. Konu bu." dedim. Söyledik.

 

Ayet Açıklamaları

 

Enbiya Suresi, 91

Irzını koruyan (Meryem); Biz ona Kendi ruhumuzdan üfledik, onu ve çocuğunu insanlığa bir ayet kıldık.

Bir süs, bir güzellik, örnek insan. İsa Mesih, örnek insan olarak yaratıldı ve Cenab-ı Allah, örnek bir insanı dünyaya gönderiyor. Adamlar muhatap dahi olmuyorlar. Hz. Meryem, övgü ile anılması gereken örnek bir Müslüman hanımdır. Hiç ağızlarına dahi almıyorlar.

 

Enbiya Suresi, 93

Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar); hepsi Bize döneceklerdir.

"İntikam alacağım." diyor Allah. "Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar)" Yani mezheplere, tarikatlara, şuna buna ayrıldılar. "Her biri kendi gücüyle övünür." diyor Allah. "Her biri kendini üstün görür." diyor.

 

Enbiya Suresi, 96

Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;

Ahir zamanda Yecuc ve Mecuc zuhuru, kıyamet alameti.

 

Enbiya Suresi, 97

Gerçek olan va'd yaklaşmıştır...

"Gerçek olan va'd yaklaşmıştır." Yecuc ve Mecuc. Diyorlar ki: "Kıyamet alameti yok." İşte bak, Allah diyor, Yecuc ve Mecuc'u kıyamet alameti olarak söylüyor. Ne diyor? "Gerçek olan va'd yaklaşmıştır." Önce Yecuc ve Mecuc çıkıyor, sonra olaylar. Şu anda da kan gövdeyi götürüyor dünyada.

 

İnternette Kota Sınırlamasının Kaldırılması Gerekir

Sayın Başbakanım, Allah aşkına şu internetteki kota işini kaldır. Çok rahatsız edici bir şey bu. Şu RTÜK bir, internet kotası iki. Tamamen gereksiz. Bedava olsun internet. Vergi al, her şeyi al; ödeyelim parasını. Millet internete rahat girsin, her türlü bilgiyi paylaşsın. Sınır da koymayalım; şuraya girmeyin, buraya girmeyin...  Girsin herkes nereye istiyorsa. Her yere baksın, her yeri incelesin, her şeyi konuşsun, her şeyi okusun. Sınır koymayalım. Özgür olalım. Havadan; kablolu da değil. Şehirler, mesela İstanbul, havadan herkes rahatça internete girsin. Yani radyo yayını gibi, televizyon yayını gibi. Açtın mı interneti, şak çalışsın anında.

 

Ayet Açıklamaları

 

Araf Suresi, 181

Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır.

Kim ahir zamanda bunlar? Mehdi (as) ve cemaati. "Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten" Allah'a yöneltip ileten. Nasıl? İman hakikatlerini anlatan, Kuran mucizelerini anlatan. Hakka yöneltmek böyle olur. İnsanların imanlarını güçlendiren, imanı güçlendireceksin ki Hakk’a yönelsin adam. İmanı olmayan adam Hakk’a nasıl yönelsin? İmanının artması için de, iman hakikatleri olması lazım, Kuran mucizeleri olması lazım. "ve onunla adaleti kılan (uygulayan) " Adalet olması için dünya hakimiyeti olması lazım. Adaleti Mehdi (as) uygulayacak. Dünya hakimiyeti olacak ki adalet olsun, inşaAllah. 181. ayet, direkt Mehdiyet ve İsa Mesih (as) devrine bakan bir ayet aynı zamanda.

 

Araf Suresi, 183

Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz Benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.

"Bir süre tanıyorum." Süre ne kadar? Çok kısa. Çok kısa süre sonra İslam bütün dünyaya hakim olacak, inşaAllah.

 

Araf Suresi, 184

Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiçbir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.

"Sahipleri olan kişi deli değildir." diyor Allah ayetin devamında. "Ona deli diyorlar, delilik iddiasında bulunuyorlar ama deli değildir." diyor Cenab-ı Allah. "O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir." O, apaçık bir Mehdi (as)'dır, İslam'ı yayan bir kişidir. Peygamberimiz (sav)'e yönelik bir ayet ama Mehdi (as)'a da işaret ediyor.

http://harunyahya.org/tr/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Basliklar/167778/Sayin-Adnan-Oktarin-18-Agustos-2013-tarihli-sohbetinden-onemli-basliklar

About the author